Pages

Gornji oglas

Friday, September 28, 2012

64- GÜNÜN ŞIKI : Emma Watson

Emma Watson 'ın Christian Dior elbisesiyle ortaya koyduğu görünüme bayıldım. Kıyafetin peplum havası veren elbise altına sigaret pantolonlu modeli sıradışı olmasına rağmen Emma Watson duru güzelliğiyle nefis taşımış. Gerçi paçalar 1-2 santim daha kısa olsaydı çok daha iyi olurmuş. Bu kusura rağmen yine de çok hoş. Saçının rengi, modeli ve 10 üzerinden 100 puanlık makyajıyla kusursuz ! Tiffany&Co. anahtar kolyesi ve minicik küpeleriyle çok zarif. Ayakkabı seçimi ideal.


Umarım bu kadar başarılı bir look sonrası Christian Dior kıyafeti başka biri daha giymeye kalkmaz. Çünkü "en iyi" 'nin kim olduğu şimdiden belli :)
 
 

Ve Belçim Bilgin Erdoğan ile Devam Ediyoruz !!

Saadet Işıl Aksoy ile başlayan uluslararası festivallerde Türk yıldızları çıkartması Belçim Bilgin Erdoğan ile devam ediyor. Umarım bunla kalmaz çünkü bu tarz postları yazmak müthiş keyif ve gurur verici.

Saadet Işıl Aksoy 'un yanında Penelope 'ciğim varken Belçim Bilgin Erdoğan 'ın yanında da bir başka dünya yıldızı Monica Belluci 'yi görüyorsunuz. Önce Toronto Film Festivali ardından San Sebastian Festivali 'n de son filmlerinin tanıtımı için harıl harıl çalışıyorlar.

Belçim Bilgin Erdoğan da kırmızı halıya yakışan bir isim. Toronto ile başlayalım bakalım.





Elbisesi renk açısından epey dikkat çekici. Eteğin kesiminden ben bir Elif Cığızoğlu tasarımıyım diye bas bas bağırıyor. Bir Türk modacıyı seçtiğini görmek sevindirici. Ne yazık ki beğendiğimi söyleyemem. Bir kere cart renkli olmasından dolayı çok ön plana çıkmış olmamış. Üstelik incecik olduğunu bilmesem epey kilo almış derim. Bir basın toplantısı için bana fazla iddialı geldi. Saadet 'in seçimi daha akıllıcaydı. Monica Belluci Dolce&Gabbana elbisesiyle zarif ve hoş görünüyor.




Galada ise Alessandro Dell'Acqua marka elbisesiyle Monica Belluci 'nin Dolce&Gabbana elbisesi birbirlerine çok benzer olmuş. Üzgünüm ama Monica 'nın havası da elbisesi de Belçim Erdoğan 'ı ezmiş geçmiş. Ha kötü mü değil ama daha iyi olabilirdi.


Geçelim San Sebastian 'a ! Galada siyah bir Zuhair Murad seçmiş. Elbisenin kendisini sevmesem de güzel taşıdığını söyleyebilirim. Saçı, makyajı herşey derli toplu klas bir görünüm içinde.




Dünkü basın tanıtımında ise anlam veremediğim bir Zeynep Tosun kombin giymiş. En sevmediğim kıyafeti bu oldu. Hele o ayakkabıların topuğu çok rahatsız edici. Bildiğin beton topuk.
 
Genel olarak zarif, sade ve abartısız havasıyla Belçim Bilgin Erdoğan uluslarası arenada görmekten memnunluk duyduğum bir isim. Ama stil anlamında yeterli olduğunu söylemek zor. Profesyonel ve güvenilir bir styling desteğinin eksikliği bariz ortada.

La Ville Rose'da pastel renkler geçirilir üste!..Sonra doğğruuu sokağa!..

Zaman farklı akıyor burada..
Sabah 6da metroyla baslıyor herkes güne..
Bi koşuşturma ile çıkılıyor dışarıya,
kahveyle açılıyor gözler,elde bir gazete biniliyor metroya...
Sonra kimisi işe,kimi okula,kimi de gezmeye..


Erken çıkılır mı gezmeye demeyin..Sabahın köründe değil elbette ama
öğle saatinde çıkılıyor dolaşmaya..Çünkü akşam 8-8buçuk dedi mi kapanıyor tüm mağazalar..
Hatta marketler bile..












Meşhur Capitol meydanındayız :)



Neden Toulouse'a  Pembe Kent deniyor
gezdikçe daha iyi anlıyoruz..
Evler,köprüler,nehir kenarları,..her şey pastele boyalı sanki...


Girdik yine bir kiliseye.. e mum yakmadan olmaz ama dimi :))

Fotograf cekılıyoruz içeriye ses gidiyor diye bıraz trıple kapatıyor kapıyı gorevlı..
Aman cok ses oldu sankı,sen bak ıbadetıne! :DD




Her bina farklı güzel..Çek benim fotografımı dıyor sankı!



Ve geldık meshurrrrr PONT NEUF 'e :)
Bu köprü Toulouse'un simgelerinden ..


Ayakkabı: Hotiç
Pantolon-Üst: Zara
Hırka: Forever New
Çanta: Matraş

Naz*