Pages

Gornji oglas

Showing posts with label Gülşen. Show all posts
Showing posts with label Gülşen. Show all posts

Monday, December 17, 2012

Hermes, Açık Kapı ve Erdoder Davetleri

Bu aralar yurtdışına sık sık çıkıyorum dolayısıyla postlarıma zorunlu aralar vermiş oluyorum. Nerdeeeesin diye çemkiren sevgi dolu(!) mailleriniz için hepinize teşekkür ederim :) Sözü fazla uzatmadan geçen haftaki davetlerden hazırladığım postuma geçiyorum..
  
Davetlerden biri Hermes 'e ait. Bu da demektir ki bu post altında o kadar çok Hermes çanta göreceksiniz ki içiniz şişebilir hatta en çakmasından LV 'leri bile Hermes diye algılayabilirsiniz :)
En sevdiğim karelerden biriyle start alıyoruz.

Feryal Gülman ve Arzu Sabancı 'nın birlikte göründükleri kareyi çok sevdim. Her anlamda beğendiğim ve sevdiğim kişiler olunca bu tarz görseller bana daha da keyif veriyor. Feryal Gülman 'ın üstünde şahane bir Alessandra Rich görüyorsunuz. Zaten Rich 'in kendine has kemerini gördünüz mü elbisenin markasını şıp diye anlıyorsunuz. Elbisenin rengi de kesimi de çok yakışmış. Güzel taşımış. Saç modeli, makyajı herşey harika. Clutchını göremiyorum ama Hermes 'in Medor modeli portföyünü kullandığını tahmin ediyorum. Benim tek sorunum bu boy eteğe burnu açık ayakkabı giymesi. Kesinlikle kötü diyemem ama sanki burnu kapalı bir model olsaydı daha mı iyi olurdu diye düşünmüyor değilim.
  


Bir başka davette ise Bottega Veneta giymiş. Defilede ilk gördüğümde beni zerre kadar etkilemeyen elbise Feryal Gülman 'ın üstünde ne kadar güzel durmuş değil mi ? Ona en yakışan renklerden biri. Düz olmak kaydıyla mor, lacivert ve kırmızı tonlarında rahatlıkla seçim yapabilir. Bu kıyafetiyle kendisini günün şıkı seçiyorum. Mükemmel !



Arzu Sabancı ise aylar önce instagram 'da paylaştığım Dries Van Noten 'den nefis bir pardesü giymiş. Elbette elinde Hermes çantası, kendine has saç modeli, makyajı, takılarıyla her zaman ki şıklık ve güzelliğinde. 


Şeyda Coşkun ve Demet Kutluay 'ın arasına sıkışmış kişiyi ilk bakışta tanımadım. Sonra farkettim ki Gülşen 'in ta kendisi. Demek ki fazla zayıflık insanın yüzünü bu hale getiriyormuş. Elbisesi Stella McCartney. Yakışmış güzel taşımış. Ayakkabıları da Stella. Saçlarını hafif toplasaymış iyi olurmuş ama bu salık halini de sevdim. Değişik bir hava katmış. Makyajı başarılı. Kısaca Stella 'nın ruhunu yakalamayı başarmış.



Şeyda Coşkun Demet Kutluay ve Gülşen 'in pudralı hayalet makyajının yanında ne kadar sağlıklı görünüyor değil mi ? Vücut hatları kusursuz dolayısıyla elbiseyi de kusursuz taşımış. Valentino portföyü ve ayakkabılarıyla gayet şık. Demet Kutluay için ne denir ki ?! Her zaman ki gibi konuşulacak pek birşey görmüyorum.



Bahar Şer 'i de 2 farklı davette 2 farklı stilde görüyorsunuz. Mürdüm renkleriyle mavinin uyumunu, trikonun güzelliğini, buna uygun kadife pantolonunu çok beğendim. Elbette elinde zilyon Hermes 'lerinden biri. Hermes davetinde ise siyah elbise üstüne kürk ceketi ve elinde yine Hermes çantasıyla stil anlamında pek birşey diyemiyorum. Keşke saçları kolyesini kapatmasaymış. Belli ki çok hoş bir parça. Favorim ilk kombinidir.




Reyhan Çiftçi eskiye oranla daha bir hoşuma gitti. Hele hele Chanel ceketi, maşalı saçlarıyla özlediğim eski Reyhan Çiftçi 'yi görür gibiyim. İkinci kombini de güzel ama allı pullu assolist makyajıyla yüzü gereksiz yere parlamış dolayısıyla olmamış olamamış.

Tuğana Savgı, Melissa Kanatlı ve Merve Arkon 'dan havalı bir kare. Tuvana Saygı 'ya baştan aşağı kırmızılar yakışmış. Merve Arkon 'un Emilio Pucci elbisesini daha önce Feryal Gülman da görmüştük. Ve elbette Hermes çantalar başrolde :)


Melisa Kanatlı 'yı bir başka davette daha çok beğendim. Etekleri kürklü parkası çok şık. Kıvır kıvır saçları müthiş yakışıyor. Bir de yüzüne ve ten rengine uyan makyajını yaptımı fazla uğraşmasına gerek kalmayan şanslılardan.

Gül Gölge Saygı 'ya nazarımız değdi nedir !? Saçlar konusunda değişiklik yaparken giyim tarzında da oynamalar yapmasını anlıyorum ama o eski havalı ve leziz mi leziz şıklıklarını görememek canımı sıkmaya başladı. Acilen eski dinamik seçimlerine geri dönmesini dilerim.

Esra Dinçkök süper görünüyor. Tam benlik bayıldığım bir tarz. Sade bir pantolon ceketle güzel bir bluz, süper saçlar ve gözalıcı aksesuarlar kullandınız mı tamamdır !


Yelda Tiftik bir diğer ayılıp bayıldığım oldu. Sanırım şu ana kadar en beğendiğim Yelda Tiftik budur. Geçtiğimiz günlerde deri pantolonlu kombinini beğenmemiştim. Ama bu klasik tarzla müthiş görünüyor. Pantolon triko üstüne aynı renklerden giydiği palto üçlüsü minyonluğunu almış götürmüş boyunu ciddi ciddi uzatmış. Dalgalı saçları, makyajı, pırlanta kolyesi, aynı renklerden portföyü ve ayakkabısıyla müthiş şık görünüyor. Ya da tam benim ağzımın tadına göre :)

Edvina Sponza her zaman ki minimalist tarzıyla çok hoş görünüyor. Bluzun kollarının renginde şal kullanması sanki tek parça giymiş gibi göstermiş. Hoş bir detay olmuş sevdim.



Beyza Aslan da ilk dikkatimi çeken topladığı saçları oldu ki bence hep böyle yapsın. Defalarca dediğim gibi koyu ton kendisine çok daha yakışacak ama o sarışınlıktan memnun. Bana da işte ancak böyle bıdı bıdı etmek düşüyor :) Tulumu çok şık. Vücut hatlarına kusursuz bir şekilde oturmuş dolayısıyla yakışmış. Rengi de iyi taşımış. Makyajı güzel, Corto Moltedo clutchına bol bol kalpçikler, Alhambra kolyesi herşey uyum içinde. Amaaaa o paçaların yerleri ciddi anlamda süpürmesi bu leziz görüntüye hiç mi hiç yakışmamış.


Bir başka davette ise iddialı hoş bir Balmain elbise seçmiş. İncecik olduğu için taşıyamama riski epey düşük. Charlotte Olympia clutchı güzel, makyajı da iyi ama saç modelini hiç beğenmedim. Saçlar konusunda demek istediğimi sanırım bu 2 görsel iyi ifade ediyordur.

Pınar Sabancı 'nın gülümsemesi insanı hipnotize edecek kadar güzel. Makyajı çok başarılı. Kabanı bir IRO olabilir. Çok hoş. Ama o boy etek üstüne bu kabanı sevmedim orası ayrı :)

Berrin Yoleri 'nin Victoria Beckham elbisesi müthiş yakışmış. Mümkünse hep düz renkleri tercih etsin. Geçtiğimiz günlerde yine VB ama desenli ve çok renkli bir modeli giymişti yakıştırmamıştım. Ama bu seçim tek kelimeyle dört dörtlük olmuş.


Sitare Akdilek 'in makyaj konusunda müthiş bir gel-git yaşıyorum. Bir beğeniyorum bir beğenmiyorum ben de şaştım kaldım :) Yine ruju fotoşoplu gibi görünüyor. Sanki başka bir kareden alıp yapıştırmışlar gibi. Daha mat olsa iyi olurmuş. Tüvit ceket çok güzel ama bu kısalıkta bir ceketin altına deri pantolonu sevmedim ki hatları kusursuz güzellikte. Bir de deri pantolonun paçasını bootie içine sokmasını sevmedim.


Ayşe Kucuroğlu 'na oldum olası bu tarz elbiseleri çok yakıştırırım. Yine çok güzel bir seçim yapmış ve harika görünüyor. Yüzünü hayalet gibi gösterdiği ağır pudra kullandığı makyajına son vermiş ne iyi etmiş.

Bir başka Ayşe 'ye geçiyoruz ve Ayşe Çavuşoğlu 'na bakıyoruz. Tam benim tazrıma hitap eden sade bir elbise üstüne çok şık bir deri ceket giyip işi bitirmiş. Saç modeli, makyajı ve aksesuarlarıyla dört dörtlük görünüyor.


Suzan Toplusoy 'un elindeki Hermes 'e sevgilerimi gönderiyorum. O nasıl bir güzelliktir öyle. Muhteşemm !

Siren Ertan Çarmıklı nefisss güzellikte Givenchy 'lerle. Tek parça görünebilir ama aslında etek ve bluz.


Aylin Tahincioğlu harika görünüyor. İlk bakışta Dior mu dedim ama Elif Cığızoğlu da olabilir. Ceketin uçlardaki detayına, kalem etekle giyilmesine, düğmenin tekinin açılışına herşeye bayıldım. Bu Parisienne havaya uygun iddiasız saç modelini ve makyajı da çok başarılı. Yanılmıyorsam clutchı Swarovski ve bu kıyafete çok uygun bir seçim olmuş.

Fatoş Sarıgül 'ün kabanı gözümü çok yordu. Üstelik gencecik yaşına yakıştırmadım. Çok ağır bir parça. Fatoş Sarıgül demişken Mag Dergi 'nin son sayısına verdiği kareleri gördünüz mü ? Nasıl güzel ve şık görünüyor anlatamam. Sanırım bunu ayrı bir postta konu etmeliyim :) 
Bugünlükte bu kadar sevgili dostlarım. Eskisi kadar yorumlarınıza sık cevap veremiyorum ama post konusunda sizi memnun etmek için elimden geleni yapıyorum :)

Tuesday, September 4, 2012

ESKİ GÜLŞEN 'i İSTİYORUM !

 


Zaten zayif olan hanımların daha da zayıflamak istemelerine bir türlü anlam verememişimdir. Gülşen bu konuda en son örneğim. Kendisi hatırladığım kadarıyla hiç kilolu olmamıştı. Orantılı ve hoş bir fiziği vardı. Giydiğini yakıştırmasını bilir üstünde de giydikleri gayet hoş dururdu.

Ama ne olduysa Gülşen birden bire Şeyda Coşkun denetiminde rejime giriyor ve kısa sürede ortaya korkuluk misali bir fizikle çıkıveriyor. Ne kadar sağlıklıyım derse desin bazen görünen köy kılavuz istemiyor. Sizi bilemem ama ben kadına fazla kas görüntüsünü yakıştıramıyorum. Hele zayıflıktan çıkan kemikli kollar ve damarlı eller son derece rahatsız edici geliyor. Bir de bunlara kafanın vücuda oranla büyük görünme sorununu ekleyebilirim. Yanaklar çökmüş, çene sivriliği daha artmış. İstediği kadar yağ oranını azaltsın benim gördüğüm hastalıklı bir Gülşen 'dir.

Bu son fotoğrafta dediklerimin hepsini görebilirsiniz. Tabi zayıflamanın dozunu abartınca silikonlar da fazlasıyla göze batar bir hale gelmiş. Orantılı zayıflığı seven ve destekleyen biri olarak bu yeni Gülşen 'i hiçmi hiç sevmedim. Umarım işin dozunu daha da abartmaz da bu halini aratmaz.



Missoni tulumu güzel ama yakıştığını söylemek zor. Ojeleri dikkatimi çekti. Oje modasını pek takip etmediğim için konu hakkında bilgim yok. Bilgi sahibi olan arkadaşlarım yardımcı olsunlar. Son moda böyle midir bilgi sahibi olalım :)

Ve son olarak kendimde dahil herkese sağlıklı bir zayıflık dilerim :)


Share

Tuesday, July 24, 2012

Stella 'ları Giyen Giyene :)

Geçtiğimiz ay Stella McCartney 'in 2012 yaz koleksiyonundan gördüğünüz bu model elbiselerini etraflıca ele almıştım. Bir türlü sevemediğimi ve giyenlerin çoğunada yakıştırmadığımı belirtmiştim.



Elif Dürüst 'ün havasına gitmemiş. Ebru Kohen 'de fena durmamış. Melissa von Faber Castell 'in siyah kabanı işi mahvetmeye yetmiş. Işıl Reçber 'in abartılı makyajı, kuaförden yeni çıkmış saçları ve o sarı portföyü bu tarz bir elbiseyle olacak iş değil. Gülşah Alkoçlar 'ın resmi yok ama gördüğüm kadarıyla fena değildi.



Listedeki yeni isimler ise Beyza Arslan ve Gülşen. Beyza Arslan son aylarda bloguma bomba gibi bir giriş yaptı. Sezonun en iddialı modellerini seçtiği için kendisini konu etmemek imkansız. Ama o kadar kilit seçimler yapmasına rağmen hala en beğendiğim Victoria by Victoria Beckham elbiseli şıklığı. Gerçi çantası falsoydu ama elbise çok yakışmıştı.

Ne yazık ki Stella McCartney elbisesi de olmamış. O manasız bilezik hadi bir derece. Ama dore dolgu tabanlı ayakkabılar olacak iş değil.



Geçelim Gülşen 'e. Beğendim. Hatta çok beğendim. Sanırım bizimkiler içinde en beğendiğim ve yakıştırdığım Gülşen oldu diyebilirim. Ama tabi oturarak alınan bir fotoğraf her zaman daha avantajlıdır. Keşke boydan bir fotoğrafla ayakkabılarını da görseymişiz. Saçları açık bırakmış olsa bile rengiyle işi kurtarmış. Makyajı hoş. Hiçbir takı ya da aksesuar olmaması büyük bir artı. Tek sorunum acaba bunu sahnede mi giydi sorusu. Elbisede sahnede giyilecek bir hava yok. Ya da ben göremiyorum bilemedim. Sadece kendi zevklerime göre eleştiriyorum ve umarım bir davette giymiştir diyorum :)

Yani uzun lafın kısası şu an için Stella McCartney elbisenin galibi benim için Gülşen 'dir. Bakalım daha iyisini görebilecek miyiz :)


Monday, July 2, 2012

96- Kim Daha ŞIK ?

 



Biraz sosyetik isimlerin dışına çıkıp magazin şöhretlerine bakalım. Son günlerde merceğime takılanlar Ece Erken, Bade İşçil, Çağla Şikel, Gülşen ve Gizem Özdilli oluyor.

Açıkçası hiçbirini çok beğenmedim. Ama içlerinden en beğendiğim Gülşen oldu. Maskülen tarzı ve fedora şapkasıyla fena görünmüyor. Çapraz astığı çantası umarım Chanel değildir. Ama zincirlerinden ne yazık ki ben bir Chanel 'im diyor. Bu tarza Chanel 'i seçen zihniyete lanetler yağdırmak istiyorum !!

Ece Erken ' i de beğenmedim. Bu kızcağızda taşıyamama problemi var. Ama sorsanız ondan güzeli yoktur bu da işin başka tarafı !

Çağla Şikel 10 sene önce neyse hala aynı. Cici kız elbiseleri 15 yaş takılarıyla çok mutlu. Fena da durmuyor. Bazen hoşuma giden görüntüler çıkarıyor mutlu oluyorum :) Maşallah vücudu endamı yerinde. Zaten burdan kazanıyor. Resim çekilirlen Louis Vuitton çantasını saklamak istercesine arkaya almış. Doğrudur bence de saklamalı !

Eski manken yeni assolist Gizem Özdilli 'yi severim (dim). Yaşadığı şanssız aşklardan mıdır nedir bir sempatim vardır bu kızcağıza. Lakin geçtiğimiz günlerde bir magazin programında ballandıra ballandıra anlattığı evini gördükten sonra sevmekten vazgeçtim ! Nasıl alaturka bir dekoru vardı inanın duygularımı ifade edecek doğru kelimeleri bulamama korkusundayım ! Zaten o evi döşeyenden iyi giyinmesini de bekleyemem.

Allah rızası için birisi çıkıp mantar topuklu ayakkabıları yasaklıyorum desin. Bir ugg'lar bir de bu mantar topuklar. Nasıl sakil nasıl basit bir görünüm yaratıyor anlatamam. Dolayısıyla benim için Bade İşçil tam bir fiyasko !

Benim bıdıbıdılarımdan sonra söz sizlerin :)




Share