Pages

Gornji oglas

Showing posts with label Marion Cotillard. Show all posts
Showing posts with label Marion Cotillard. Show all posts

Friday, August 3, 2012

98- Kim Daha ŞIK ?

 


Son postum Christian Dior Couture hakkındaydı yine Dior 'dan devam ediyoruz. Son koleksiyonundan 3 parça dünyaca ünlü isimler tarafından giyildi bile. Dün Jessica Biel 'in kıyafeti taşıyışını beğenmediğimi etraflıca ele almıştım. Bugün Dior Couture giyenlere Marion Cotillard ve Rachel Weisz 'ı da ekliyorum.



Bu koleksiyondaki vintage görünümlü modern kesimler çok çarpıcı. Kara kuru iskelet görünümlü kadınlar yerine kıvrımlı, hatlı fitler için ideal bir koleksiyon.

Mesela Marion Cotillard. Kıyafeti çok yakışmış. Riskli etek boyu şahane durmuş. Saçının modeli ve makyajı kıyafetiyle dört dörtlük bir tamamlayıcı olmuş. Düşük straples dekolte güzel durmuş. Fakat aynı renklerdeki çanta ve ayakkabısını sevdiğimi söyleyemem. İkisinden biri siyah olsaydı çok daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Jessica Biel gibi takı kurbanı olmadığını görmek sevindirici.



Geçelim Rachel Weisz 'a. Bu üçlü arasında favori ismim. Elbisenin riskli dekoltesini mükemmel taşımış. Boyun ve omuzlarının güzelliğine hayran kaldım. Minik fiyonklu Christian Louboutin 'leri seçerek kıyafetine eğlencelik bir hava katmış. Ben olsaydım bunu seçmezdim ama kötü durduğunu söylersem çarpılırım :) Marion gibi saç modeli kusursuz. Kırmızı tonlarındaki ruju en güzel seçim. Tek bir pırlanta bilezikle takı işini en doğru şekilde halletmiş.



Tabi sırada sizin kararınız var. Bakalım farklı mı düşünüyoruz :)




Share

Thursday, August 2, 2012

Kara Şövalye Yükseliyorrrrrr ! Naz bu duruma ne diyorrr?


Gectigimiz Cuma gunu 'Kara Sovalyenin Yukselisi' filmini izledim. Hakkinda tam bir post yazacagim diyorum baska bir sey cikiyor. En sonunda kaleme aliyorum.

Christopher Nolan'in yola ciktigi 'Batman Basliyor' ve devam ettigi 'Kara Sovalye' den sonra merakla beklenen 'Kara Sovalyenin Yukselisi' filmi vizyona girdi!


Heath Ledger'in aramizdan ayrilisi uzerine
 'Kara Sovalye Yukseliyor' filminde kimin kotu adam olacagi ve tabii nasil bir varlikla karsi karsiya kalacagimiz merak konusuydu. 


Nolan, "Bane" (Tom Hardy) karakterini yaratmis bu filmde. Bane ve Batman'in 
(ki Batman filmde Ra's Al Ghul'dan egitim aldi ..Dovus sahnelerinde bu kadar batirmamaliydi . Nolan onu iyice yerin dibine sokmus :) ) dovus sahneleri agir elestiriler aldi . Bence de bukadar zayif kalmamaliydi. Bu dengesiz verilen sahne olayi basitlestirmis.

Marion Cotillard'a gelince..
Kendisinin yuzunu bazi filmlerde buyulu bulurum. 
Ancak bu filmde biraz sonuk bir oyunculuk sergilemisti. 
Dogrusu bunun, onun sucu oldugunu dusunmuyorum. Rolu son sahnelere kadar etkili degildi.


Gotham sehrinin Amerika'yi simgeledigini dusunulen filmde, bi kisim zengin grubun refah icinde kiclarini kasirken etrafta olan bitenden bihaber yasamasina tahammul edemeyen Bane ' in (ki bu zenginler arasina Bruce Wayne'de giriyor) , filmin sonunda aslinda gorundugu gibi olmadigini anliyoruz. Bu yaniltmacalari sondaki heyecani yaratmasina baglayanlarin yaninda celiski olarak gorenler de var.  Ben, sonu farkli olan, 'aaa bu boyleymis' dedirten kurgulari severim (evet klasiklesti ama sonucta sasirtiyor bizi :)


Film icin kotu elestirilerden birisi de "her zamanki gibi fasist fikirler seyirciye alttan alttan yedirildi." dusuncesi oldu. Ben bu bilmin ustune cok gittiklerini dusunuyorum. Simge olsun olmasin yani arkadas keyif aldim mi? Evet aldim. Bu filmde boyle simgeler olmasa gercek degisecek mi? Hayir. E oyleyse?
Ya da kac kisi filmi izledikten sonra bu simgelere kafayi takti ya da etkilendi acaba? Yaa biraz emege saygi!

Anne Hathaway'den bahsetmedim sanirim :) Cat Woman karakteriyle..FIlmden ciktigimda 
onun gibi deri kiyafetler giyip motorsiklete binesim geldi..O derece iyi oynamis demek :DD

Henuz izlemeyenlere kesinlikle oneriyorum ;)
(Naz*)

Thursday, July 26, 2012

VOGUE US 'den Birbirinden Güzel Kareler !

Beni twitter 'dan takip edenler temmuz ayında yaşadığım Vogue Türkiye krizinden fazlasıyla haberdar :) Bu kriz hemen çıkmadı. Angelina Jolie kapağından sonra yavaş yavaş gelişti. Zaten ne olduysa o kapaktan sonra oldu. Son aylardaki hiçbir sayı heyecan verici değil. Ne kapak çalışmasını, ne konuları ne de editoryelleri beğenir oldum. Bunun üstüne birde temmuz ayında Ebru Şallı gibi eşsiz(!) bir stille Bugün Ne Giydim? çalışması yapılınca bende ipler koptu ! Yahu boru değil koskoca Vogue 'dan bahsediyorum. İnsan biraz özen okuyucusuna saygı gösterir değil mi ? Yok katiyette zerresi dahi yok. Kadın sadece mayo ve bikini gösteriyor. Şanslıysak ayağında bir sandalet görüveriyoruz. Hatta bazı ayakkabıları o anda ayağında olanlar değil taaa Burberry defilesinde giydikleri olup aylar önceki kareyi bize yutturmaya çalışıyorlar. Bu köşeyi hazırlayan diyemiyor mu Ebru hanım bunu koyamayız okuyucularımız çakaldır hemen anlar bizi çiğ çiğ yer diye. Kadının giydiği spor elbiseyi couture diye etiketliyorlar, resimler düşük kalite, bulanık, detaylar belli değil falan filan bu liste uzar gider. Zaten giyim kuşam işini Ebru Şallı 'dan öğrenmeye kaldıysak vay halimize. Tam böyle Vogue krizini en şiddetli şekilde yaşarken birde üstüne ağustos sayısının Miranda Kerr 'li süper felaket kapağını görünce tamamdır bu iş bitmiştir dedim. Yani anlayacağınız bundan sonra benim Vogue Türkiye ile işim olmaz. Kuaföre gittiğimde bulursam okurum o kadar. Ağustos ayında da Bugün Ne Giydim? köşesinde Demet Akalın 'ı görürsek inanın şaşırmam hatta şu anki durumlarına çok yakıştırırım.

Vogue Türkiye 'ye öfkemi kustuktan sonra Vogue US 'in ağustos sayısıyla yaşadığım aşka geçiyorum. Kapakta Marion Cotillard çok hoşuma gitmese de iç sayfalar birbirinden mest edici. Sayının konusu "Yaş". Belli yaş aralarındaki kadınları konu etmişler. Gerçi bunu temcit pilavı gibi her sene konu eder oldular ama işleyiş özenli ve tatmin edici olunca şikayet edesim gelmiyor.

Özellikle 2 çekime bayıldım. Biri efsanevi Keith Richards 'ın ailesiyle yapılan çekim. Eşi, oğulları, gelinleri ve torunları tüm aile bu karelerde. Ama öylesine güzel bir styling uygulanmış ki her sayfanın içine giresim geldi. Özellikle gelinleri model Lucie de la Falaise 'in tarzına bayıldım. 4. ve 5. sayfa muhteşem ! Ailenin hippie ve bohem karışımı stiline hayran kalmamak imkansız !



Bir sonraki sayfada ise döneminin en ünlü modellerinden Tatjana Patitz 'e geçiyoruz. Tatjana oğluyla birlikte yaşadığı çiftlikte kendisini Grace Coddington 'ın usta stylingine bırakmış. Her kare ve kullanılan markalar, kıyafetler birbirinden güzel. Ama en sevdiğim Tatjana 'nın henüz 46 yaşında olmasına rağmen yüzündeki kırışıklıkların ayan beyan gösterildiği kare oldu.



Şimdi bu gördüğünüz sayfalardan sonra geçelim Miranda Kerr 'in Miranda Kerr olmadığı, kınalı elli ve kesik bacaklı Vogue Türkiye ağustos kapağına !!!



Share

Saturday, July 21, 2012

Son günlerde kim ne giydi turu :)

Bu postları arada yayınlıyorum biliyorsunuz.
Bazı fotolara dayanamayarak yorum yapıyorum,bazılarını bizzat size bırakıyorum.
Postun sonunda yorumlarınızı da gormek ıstıyoruuum :)

Temmuz ayında ağımıza takılanlar şöyle:


Ciara makyajsız daha güzel gibi :)



Anne Hathaway bence film gereği kısa kestirdiği saçlarindan memnun değil
ama yapacak bir şey yok şuan için.Uzamasını bekleyecek mecbur..


Topukta neon kullanımı hoş olmuş..



Bi kere de şık olsan , şaşırtsan bizi mesela! :()


Deli! :)




O botları yerim ama!



Eveeet finali yine seninle yapmak istedim Marion!
Kusura bakma ama  kötüsün!..

Naz*


Monday, July 9, 2012

PARİS COUTURE Haftasının Ünlüler Karnesi !

Paris Couture haftasının tüm davetlilerine bir arada yer vermektense bunları sınıflandırdım. İlk olarak front row 'dan hafta boyunca düzenlenen davetlere kadar hepsine baktığımda ortaya doyurucu bir şıklar listesi çıkıyor. E ne de olsa Paris Moda Haftaları şıklık ve zarafet anlamında her zaman benim için en iyisidir. Sonuçta stil olarak bana en hitap eden gösterişli Amerikan stili yerine Avrupalının naif ve doğal tarzını temsil eder.



Miroslava Duma 'nın Chanel davetindeki kombinasyonu çok orjinal. Özellikle saç aksesuarlarının kullanımı açısından çok başarılı bir şıklık.

Diane Kruger 'a daha ne diyebilirim ki ! Harika ! Özellikle son günlerde çığ gibi büyüyen Chanel elbiselerle babet giyme akımının öncülerinden.

Jessica Alba Versace elbisesi içinde bıçak sırtında bir seksapellik sunmuş. Hani bir gıdım bir fazlalık olsa beğenmeyeceğim.

Clémence Poésy kırmızı Valentino elbisesi ve çantasıyla her zamanki ciciliğinde. Nerdeyse sıfır makyajı var ve bu haliyle ben onu çok beğeniyorum.

Sharon Stone siyahlar içinde çok alımlı. Dior çantası gözümü aldı.

Natalia Vodianova çok asil görünüyor. Gündüz vakti o gerdanlıkta nedir dediğinizi duyar gibiyim. Şayet Paris 'te haute couture bir defile ve partiye gidiyorsanız bu gayet makul bir görüntüdür. Üstelik zarif taşımayı bildikten sonra günün hangi saati olduğu hiç önemli değil :)

Kirsten Dunst 'ın elbisesinin rengi ve kesimi çok yakışmış. Portföyüne koca bir ı-ıh desemde yine de beğendim.

Olivia Palermo 'nun peplum deri üst ve şortuyla yarattığı kombin çok yakışmış. Aynı şekilde ayakkabı ve çanta seçimi de gayet başarılı. Saçlar fazla dağınık görünse de genel havası ve şıklığı gayet doyurucu.

Yine Natalia ve yine çok şık. Bu sıfatlara birde asil havasını eklemek gerekiyor.

Zoe Saldana 'yı ne zaman şık görmedim ki ?! Her zaman vücut diline en uygun seçimler yapmasıyla özel bir yeteneğe sahip.

Beğenmediğim karelere gelirsek ;



Marion Cotillard 'ın Dior Resort 2013 koleksiyonundan elbisesi yakışmış yakışmasına ama o ayağına tuğla bağlamış gibi görünen Dior'larını hiç sevmedim.



Donatella Versace ve kızı ikisi bir arada Elm Sokağı kabus sahnesini çeker gibiler. Korkunç kötü görünüyorlar !



Avrupalı kadının estetik destekler konusunda ne kadar tutucu olduklarını bilirim. Ama bu kadar da olmamalı derim. Carine Roitfeld yakında her yere güneş gözlüğüyle gitmeye başlarsa hiç şaşırmam.



Galiba Anna Wintour Manolo'larını uyurken bile ayağından çıkarmıyor. Modanın en tepesinde olupta yıllardır her mevsim aynı ayakkabıyı giymesi şaşırtıcı. Büyük olasılıkla bu modelden en az 10-15 çift aldı. Bakalım daha kaç sene aynı ayakkabıyı göreceğiz ?!



Ve 2 böcek bir çiçek ! Benim güzeller güzelim asil Clemence 'imi gitmişler hiç olmadık 2 insanın yanına oturtmuşlar. Clemence 'in yüzündeki benim bunların yanında ne işim var ifadesi milyonlara bedel :))


Share