Pages

Gornji oglas

Showing posts with label Chopard. Show all posts
Showing posts with label Chopard. Show all posts

Monday, May 20, 2013

HÜLYA AVŞAR CANNES FİLM FESTİVALİ KIRMIZI HALI 'DA..




Kadın güzel orası kesin. Ama tarz ve şıklık anlamında ne yazık ki yıllardır özensiz, havasız ve etkisiz. Günlük halleri kesinlikle kırmızı halı performanslarından daha başarılı. Bir ara Dilek Hanif ile çalıştığı zamanlarda klas giyinmeye başlamıştı ama araları bozulunca fazla uzun sürmedi. Ardından gelsin alakasız dekoltelerle insanı şaşırtan ve delirten birbirinden fena kıyafetler..




Bu yüzden Hülya Avşar Cannes Film Festivali kırmızı halıda yürüyecek haberini duyduğumdan beri ne giyeceğini nasıl görüneceğini merak ediyordum. Nihayet dün akşam merakım sona erdi. Peki beğendim mi diye sorarsanız sorunuzu eh işte derim. Yani beklediğim kadar kötü değil ama iyi de değil. 






Melih Yazgan imzalı kıyafetini anladığımı söyleyemem. Bir omuz tek diğer omuz 2 askılı. Elbisenin sırtında derin bir dekolte var. Yanılmıyorsam bir yanı ten rengi tül ile kaplı. Ama dekolte nerden başlayıp nerede son buluyor bunu resimlerden göremiyoruz. Kıyafeti her ne kadar anlamamış olsam da Cannes Festivali kırmızı halı için doğru güzel bir seçim. Cepheden resimlerde gayet hoş görünüyor. Tek sorun ki büyük bir sorun o da ısrarla vazgeçilemeyen dekolte aşkı. Hülya Avşar fitim fitim diye yıllardır övünür ama benim fit anlayışım ne yazık ki kendisininkiyle uyuşmuyor. Yıllardır tenis oynayıp da fit olduğunuzu iddia ediyorsanız en azından kollarınız o kadar kalın görünmemeli. Minyon ve kalın hatlara sahip bir hanımın ısrarla dekolte giymesi de ne yazık ki sadece komik olmasına yol açıyor o kadar. 



Saç rengini ve modelini sevdim. Makyajı daha aydınlık olabilirdi. Bu haliyle sevmedim ama yüz hatlarının güzelliğiyle işi kurtarmış. Chopard takılarına gelirsek elbisenin yakası kolyeye uygun değil. Dekolte kare kesim değil de hafif bir V ya da oval kesim istermiş. Mesela gündüz saatlerinde bir başka şahane Chopard kolyeyle yaptığı çekimde giydiği elbisenin yakası çok uygun. Zaten o kolyeyle verdiği yakın çekim kare en güzeli. Doğal ve şahane çıkmış. Ama boydan baktığımızda meşhur Hülya Avşar basenleri yine ortada. 

Instagram hesabımda görselleri paylaştığımda bazı takipçilerim 50 yaşında bu kadar dekolte olur mu diye eleştirmiş. Tabiki de olur. Sosyetik hanımlarımızda belli bir yaş sonrası dekolteyi doğru bulmuyorum ama bir oyuncu ya da performans sanatçısıysanız elbette hatlarınız izin verdiği ölçüde dekolte giyebilirsiniz. Çünkü görsellik ve estetik güzellik her zaman mesleklerinin değişmez tartışılmaz unsurlarından biri olmalıdır. Nice iç bayıltan oyunculuk performanslarının nice karga gibi seslerin açığı bu avantajla kapatılmıştır :) Tabi arada Adele gibi örneklerde yok değil ama bunlar bile kaideyi bozamaz ancak istisna olabilir. 

Uzun lafın kısası Hülya Avşar en azından korktuğum kadar kötü görünmüyor. Klaslık ve zarafet namına hiçbir şey yok ama yüzümü buruşturan rüküşlükte yok.  

Ben diyeceğimi dedim sıra sizde :)



Görsel Kaynak : Facebook/HülyaAvşarOfficial

Friday, May 17, 2013

2013 CANNES FİLM FESTİVALİ - 1 ve 2.Gün

Festivalin bugün 3. günü ve hala devam ediyor ama ilk günden Great Gatsby sayesinde o kadar doyurucu şıklıklar gördüm ki sonraki günlerde bu favorilerimi geçen olacak mı merak ediyorum. 

Bu senenin en dikkat çekici ismi hiç kuşkusuz Nicole Kidman olacak. Jüride olması sebebiyle bol bol Nicole göreceğiz. 










İlk gün siyah Alexander McQueen elbisesi incecik silüeti için biçilmiş kaftan. O kaarestetik görseller vermiş ki her kareye bayıldım. Değişik örgü modeliyle saçları da uyum içinde. Dozunda makyajı ve narin hatlarıyla adeta bir içim su.









Great Gatsby galasında ise Dior 'un en muhteşem parçasını seçmiş ve harika yorumlamış. Açık tenine ve vücut hatlarına çok yakışmış. Değişik ama çok hoş saç modeliyle de tüm görünümüne şahane bir tat katmış. Turuncu neon Jimmy Choo 'ları ve mücevher olarak taktığı tek taş küpesiyle de adeta prensesler gibi görünüyor. Herşey kusursuz ama içimden yine de Diane Kruger sen bu elbiseyi nasıl kaptırırsın diye demeden de edemedim :)







Prensesten geçiyoruz gencecik bir vamp hatuna. İşçiliğine hayran kaldığım Burberry elbisesiyle Cara Delevingne mesleği gereği kırmızı halıda poz verme sanatını o kadar ustalıkla uygulamış ki her karesine ağzım açık hayran hayran bakakaldım. Kalitesiz ucuz bir seksapellik değil aksine son derece elegan bir seksilik içinde. Hem de böyle bir elbise altına kalın tabanlı siyah bir bot giymesine karşın. Kalın kaşları, bordoya çalan kırmızı ruju hele hele o Chopard mücevherleriyle tek kelimeyle kusursuz bir estetik, güzellik ve şıklık sergilemiş !!

Chopard dedim de aklıma ister istemez Hülya Avşar geldi. Bugün tüm gazeteler basın bültenini geçmiş. Chopard markasının Türkiye yüzü olarak Hülya Avşar yarın Cannes Festivali 'ne katılıyor. 2 kez kırmızı halıda yürüyecekmiş. Mücevherlerinden şüphem yok ama bir kere bile kırmızı halıda şık görmediğim göremediğim Hülya Avşar 'ın bizi şıklığıyla nasıl temsil edeceğinden şüphemi merakımı geçin ciddi ciddi korkum var. Modası Melih Yazgan, makyöz ve asistanlardan oluşan 15 kişilik ekibiyle çıkartma yapacakmış. Ekip işi doğrudur bu işler de zaten böyle yapılır ama sonuç bunlara değecek mi göreceğiz. Allahım sen bizi Hülya Avşar rüküşlüğünden koruuuu diyerek bu konuya burda son verip geçiyoruz Carey Mulligan 'a.






Carey Mulligan 'a bakar bakmaz aklıma ilk gelen Gwyneth Paltrow oldu. Aynı Gwyneth 'in tarzında saç ve makyajı ama en çok Dior elbisenin rengi ve kesimiyle çok hoş görünmesine rağmen ne yazık ki başka biri gibi görünmekten kaçamamış. 

1. ve 2. günden en klas bulduğum isimler bu kadar. Kimbilir, bakarsınız Hülya Avşar hepsini silip süperecek bir performansla bu festivalin en unutulmazı olmayı başaracaktır. Acaba böylesi bir arenada da şampiyon belli ikinci kim? diyebilecek mi göreceğiz :)