Pages

Gornji oglas

Showing posts with label Romantik Komedi. Show all posts
Showing posts with label Romantik Komedi. Show all posts

Friday, February 15, 2013

Romantik Komedi 2 Galası 'nın Parlayan ve Sönük Yıldızları..


Galada 'nın en şık bulduğum isimler Özgür Masur imzalı elbisesiyle Sedef Avcı ve Tuvana Büyükçınar imzalı altın elbisesiyle Sinem Kobal oldu. 


Sedef Avcı doğal ve narin havasına uyan çok hoş bir seçim yapmış. Sezonun gözde parçası kalın altın kemeri çok yakışmış. Yüksek yaka ve ilk bakışta püsküllü havası veren elbisenin kesimini sevdim. Aradan çıkan bacak dekoltesi bile zarafetini bozmamış aksine çok hoş olmuş. Romantik örgü model saçları, yerinde makyajıyla herşey harika görünüyor. Ayakkabısının rengi güzel. Tek sorunum bu elbiseye deri bir portföy değil de kutu formlu bir clutch seçerdim o kadar.


Sinem Kobal da parlayan yıldızlardan. Hem şıklığıyla hem de elbisesinin pırıl pırıl parlayan altın renkli kumaşı sayesinde. Saçının modeli, makyajı ve takılarıyla bir arada harika görünüyor. Kırmızı ojeler biraz gözümü ısırmadı değil ama genel havaya baktığımda o bile uyum içinde. 

Sönük yıldızlara gelirsek listemde sarı renkli Özgür Masur elbisesiyle Özge Ulusoy ve Sagaza Madrid marka elbisesiyle Burcu Kara var.



Özge Ulusoy 'a herşeyden önce renk yakışmamış. Bel bölgesindeki oturmamışlık bariz ortada. Güzel bir fitting yapılmadığı çok belli. Bunun yanısıra iddialı bir sarı renge eşleştirdiği altın renkli aksesuarları çok fazla geldi. Hadi çantayı anladım ama Christian Louboutin 'ler tamamlayıcı değil ön plana çıkan bir seçim olmuş. Bunlar yerine dore ince bantlı dekolte bir stiletto çok daha iyi giderdi diye düşünüyorum. Saçları doğal bırakmış sevdim. Ama şu bantla yapıştırmış gibi duran kaşlara bir türlü alışamıyorum :(


Burcu Kara 'nın Sagaza Madrid pembe elbisesi bana ilk bakışta 3-4 sezon evvelin Zeynep Erdoğan tasarımını anımsattı. E malum Sagaza Madrid sözkonusu ise bu benzerliklere şaşırmamak gerekir :) Elbise Burcu Kara 'nın olgun ve ağır havasıyla son derece alakasız bir seçim olmuş. Hani bir nevi Şeker Kız Candy gibi görünüyor desem sanırım abartmam. Ayakkabıları sevmedim aslında hiçbir şeyi sevmedim. Tam bir hayal kırıklığı :(

Ama tabi galada öyle kareler vardı ki Burcu Kara 'yı bile başımın üstüne koyabilirim. Bizde tuhaf bir adet var. Galada sadece başrol oyuncuları şık olmalı geri kalanlar ne kadar özensiz ne kadar sıradan olurlarsa o kadar iyi gibi aralarında sessiz bir anlaşma var sanki. 


Selma Ergeç ki biliyoruz giyinmek isterse herkesi sollayabilecek güçte ama buyrun galaya geldiği kıyafete bakar mısınız ?! Ne yazık ki bu halinizle ne özgün ne de farklı oluyorsunuz.. Ben böyle giyineni yemin ederim galanın kapısından içeri sokmam. Bu kılçıklığım yüzünden sevilmiyorum sanırım hehe :)


Mesela Naz Elmas. Eşşek kadar logolu YSL tişörtüyle nasıl zevksiz nasıl kötü görünüyor inanın yazacak kelime bulamıyorum. 2 sezon evvel Rihanna 'nın Celine logolu tee giymesiyle akım alıp başını yürüyecek sanıldı ama devamı gelmedi. Birkaç RnB şarkıcısı giydi o kadar. Sevilmedi tutulmadı. Üstelik artık o Y 'de tarih oldu Naz Elmas. Bu çirkinliğe yaklaşık 500 tl vermek için ciddi ciddi zevksiz olmak gerekir. Heeeyt bugün havamdayım :)


Burçin Terzioğlu 'nun straples peplum takımı vücut yapısına hiç gitmemiş. Saç modeli de yakışmamış. Makyajı ise ciddi cidd kötü görünüyor.


Seray Sever 'in ve Demet Akbağ 'ın kıyafetleri de özensiz ve fazlasıyla kasvetli. 


Gül Saygı başrol oyuncularına acımış :) Çünkü olaya asılsaydı eminim güzelliğiyle ve havasıyla başrol oyuncularının topunu sollardı :) Bu kıyafetini Melis Alphan yerden yere vurmuş ama benim için hiçte öyle değil. Aksine Isabel Marant püsküllü botlarını deri ceket ve siyah elbisesiyle bir arada çok sevdim. Tek sevmediğim kırmızı çantası ki onu da çapraz astığı için. Omuzda ya da elde olsaymış çok daha iyi olurmuş. 


Ve son olarak Türk film galalarında klasik saygısızlık, boşvermişlik görüntüsüyle bu postu bitiriyorum. Filminizin galasına alalade bir jean pantolonla geldiğinizde başınız göğe eriyor bilesiniz !! 

Thursday, February 7, 2013

2 hafta içinde izlediğim 5 film



Türkiye'ye döneli 2 hafta oldu..Bu zaman içinde bir kaç film izledim ve bunları sizinle paylaşmak istiyorum. Böylece fikir alışverişinde bulunabilir ve dolayısıyla 
izlemeyi planladığımız filmler listesine yenilerini ekleyebiliriz ;) Konularını anlatmayacağım. Çünkü zaten çoğunuzun bildiği,bilmeyenlerin de rahatlıkla bilgi edinebileceği filmler bunlar. Ben sadece kendi fikrimi kısaca belirteceğim.


1) Öncelikle "Life of Pi" (Pi'nin Yaşamı) filmini izledim. Filmin yönetmeni Ang Lee'yi ve Irrfan Khan'ı daha önceki izlediğim filmlerden hatırlıyordum ama başrol oyuncusu Suraj Sharma'yı ilk kez izledim ve gayet başarılı buldum. Filmin 3 boyutlu oluşu afişte de görünen okyanus sahneleri için çok iyi bir seçim olmuş. Ancaaak filmin çekimi,bu üç boyutlu sahnelerin bize yansıması vs benim çok çok hoşuma gitmedi açıkçası. Din teması üzerinde yuvarlanıp durması ve sonunu açık bir agnostisizmle "hah siz ancak inanabilirsiniz(bu 'inançla' kalır),istediğinizi seçin..kimse gerçeği bilemeyecek" şeklinde bitirmesi......Pufff beni biraz sıktı. Evet herkes "görsel ziyafet , beni büyüledi,çok etkilendim,ohh my god " falan dedi ama ne yapayım ben de aynı etkiyi bırakmadı :()


2)İkinci izlediğim film "Celal İle Ceren" oldu. Recep İvedik serisinin ilkini sadece 15 dk izleyebilmiştim. Bu filmi izleyerek vakit kaybetmem demiştim ki serinin diğer filmlerini de izlemedim. Bu film için de birbirine tamamen zıt yorumlar duymuştum ama kendim izleyip karar vermek istedim. Beklentim çok düşük olduğu için belki de, inanın keyif aldığım sahneler oldu. Şuan 'şu karede' gülmüştüm diyemem ama hani güldüğümü hatırlıyorum. Yok çok küfürlü,yok belden aşağa esprili, yok bilmem ne laflarını bu film için abartılı buluyorum. Okey Recep İvedik çok yabani+abartılı bir karakterdi ama bu filmdeki karakterlerin bazı hareketlerini gündelik hayatımda (siz görmediyseniz de) ben gördüm,duydum. 


3)CM101MMXI Fundamentals ... Hiç uzatmaya gerek yok : Tahmin edeceğiniz gibi kahkaha atarken gözümden yaş geldiği anlar oldu. Adam bizim kafadan yaa,dedim bir kere daha..
(Sadece şunu eklemek istiyorum:
Cem Yılmaz sesimi duy,abi biraz kilo ver yaaa...O kıyafet üzerinde nasıl duruyor bi aynaya bak öyle çık..Tamam coolsun,ben kıyafetle değil beynimle para kazanıyorum modundasın okkkey anladık ama o da bi yere kadar be abi :)))


4)Silver Linnigs Playbook (Umut Işığım) filmini gerçekten beğendim. Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence oyunculukları gayet iyiydi.Robert De Niro ise (herzamanki gibi) filme ayrı bir 'hava' katmıştı. Karekterlerin ilk yarıdaki gerçekçiliği bazılarını rahatsız etse de benim hoşuma gitti. Hayatımızda karşılaştığımız olumsuzlukların (olumlu olanların yansıtıldığı gibi) olduğu gibi filme alınması benim hoşuma gidiyor. Sona doğru romantik komedi kıvamına geçme fikri,böylece seyirciyi sıkmayalım,ee artık tatlı bir sona bağlayalım düşüncesi çok yerinde olmuş.


5)Benden beklenmeyen bir performans ile 2 hafta içinde iki Türk filmi izledim. 2010 yılında çekilmiş olan ama benim önemsemediğim Romantik Komedi filmini neden şimdi izledim ? Sevgililer gününde ikincisinin geldiğini Celal ile Ceren'i beklerken fragmanını izleyip öğrendim veee 
dikkatimi çekti. 2 hafta sonra gösterime girecek olan (Romantik Komedi 2)
"Bekarlığa Veda" filmi,Sex and the City tadında bir filme (görsel manada) benzeterek, ilkini alıp izledim. Hoş olmuş. Kötü bir film değildi. Ben asıl ikincisini merak ediyorum.

***

Benden bugüne kadar böyle :) Önümüzdeki haftalarda yine bir paylaşım yaparız. Sizin yorumlarınızı da merak ediyorum. Buara izleyip beğendiğiniz filmleri de yazarsanız sevinirim ;)

Not: Postun başında 'kısaca' demiştim ama... :))

Sevgiler..
Naz