Pages

Gornji oglas

Showing posts with label röportaj. Show all posts
Showing posts with label röportaj. Show all posts

Saturday, November 16, 2013

RÖPORTAJ :Authentic Seconds 'ın Kurucusu Seda Canatan


Blog yazmaya başladığım 2008 yılından beri siz okuyucularımdan en sık gelen 2. el ama orjinal lüks parçaları nereden alabiliriz sorusu olmuştur. Ya da şu şu adres de şunlar satılıyor acaba orijinal midir soruları. Bunlar oldum olası cevap vermekten sakındığım sorulardır. Çünkü bu dünyayı bilmem, emin olamam dolayısıyla mümkün mertebe tavsiyeden kaçınırım. Ama Seda çok farklı. Mini röportajımı okuyunca anlayacaksınız. Kendi gardırobuna detoks yapmak onu bir şekilde işin diğer tarafına yani profesyonel olmaya yöneltiyor. Genç, ilkeli, lüks markaların aşığı ve heyecanlı mı heyecanlı. Lafını da eleştirisini de esirgemiyor. Bilirsiniz severim böyle insanları. Hadi daha fazla lafı uzatmayım ve sizi Seda 'nın heyecanla cevapladığı sorularla baş başa bırakayım :)




Seda Canatan kimdir ? Biraz kendinden bahseder misiniz ?

Taze bir mimar ve bildiğiniz üzere authenticseconds.com 'un kurucusuyum.Yaş 23 yolun başındayım.Bu aralar kendi ayaklarımın üzerinde durmanın ve tek başına başarmanın keyfini sürüyorum.Tatmin önemli hayatta.Bu istediğiniz ayakkabıların ,çantaların hepsine sahip olmak gibi bir şey değil.İlk Hermes Kelly'im bile beni bu kadar mutlu edememişti.Sevdiğim işi yapıyorum, heyecanlıyım ve hayallerimi gerçekleştiriyorum,yoruluyorum ama keyifliyim.

Authentic Seconds 'ın doğuşu nasıl oldu ?

Authentic Seconds benim hayalimdi.Zaten 18 yaşımdan bu yana sıkıldığım,artık kullanmadığım designer parçalarımı satarak nakite çevirip dolabımı yenilerdim.Londra'da bir dönem ki ev arkadaşımın babası Japonya 'nın en büyük pre-owned luxury şirketi JFA'in CEO'suydu.Kısa sürede çok bilgi sahibi olmuştum bu konuda.Bir gün yapacaktım,biliyordum. Authentic Seconds'ı okulumun bitmesine 3 ay kala, artık ailem haklı olarak dört gözle yolumu beklerken, bak İzmir'e yerleşirsin ,şirketlerde çalışmaya başlarsın diye uzayan telefon konuşmaları artınca, birde son senemde mesleğim beni mutlu edecek mi soruları başladığı dönem kurdum. Hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim ve gece yarısı dolaptan kullanmadığım çantalar indirildi ,instagram hesabı açıldı, fotoğraflar yüklendi...Kısacası instagramdan başladı ama hala bizimkilerin haberi yoktu.Öğrendiklerinde, mimar olucaksın sen,ikinci el çanta mı satıcaksın diye uzayan konuşmalar. Tabi onlarda haklı çünkü her anne baba gibi benim ailem de kurulu olan düzeni devralmamı beklediler.Ona da zaman gelecek elbet ama benim önce authentic seconds'ı istediğim noktaya getirmem,başarmam gerek. Bu en yakınlarımın bana yakıştırmadığı bir iş dalıydı.Ama her şeye, herkese rağmen Authentic Seconds benim emeğim ,çocuğum ,hayatta beni en mutlu eden şey, tırnaklarımla yaptım derler ya tam o işte. Şu an binlerce takipçim,yüzlerce müşterim var .Sanırım bizden alışveriş yapan herkesi tanıyorum.Hatta bir çoğuyla arkadaş olduk. Gönül bağımız var.Ürünlerini kar almadan sattığım müşterilerim bana ürününü gönderip ben sana güveniyorum sen koy fiyatları bana mesaj atarsın deyip beni günlerce aramıyanları bile var. Tabi herkesi memnun etmek çok zor .Çünkü biz kadınlar gerçekten zor olabiliyoruz. Bütüne baktığımızda 10 kadından 9 'u memnuniyet ve güzel dilekleriyle ayrılıyor. Authentic Seconds'ı tercih edenlere de güvenenlere de burdan tekrar teşekkür ediyorum.Sonuçta onlar olmasa bu şekilde olamazdı hiçbirşey...

2. el kullanımında bir ayıplama ayıplanma var öyle değil mi ? 

Türkiye 'de ikinci el sirkülasyonunda ne toplumun bakışı ne de özgüveni oturmuş durumda. Kadınlar saklıyor, gizliyor. Bana ürünlerini gönderdiklerinde dahi bunu açıklama gereği duyuyorlar. Alırken de tabi ki aynı tedirginlik devam ediyor. Lütfen rahat olun! Bana ait olan birşeye ,zamanında milyarlar vermişim ve kullanmıyorum. Nakite çevirip yeni parçalar alacağım ya da 3 liraya iki tane temiz ikinci elini alacağım. Benim ihtiyacım yok diye cümleler meşhur bizde.Beni görünce rahatlıyor hanımlar.Çünkü kafalarında daha farklı bir profil var. Muhabbet koyulaşıyor ve samimi tavırlar sergileniyor.İşte ben o kendinden emin kadınlara bayılıyorum.

Piyasada az da olsa kiralık ve sizinki gibi ikinci el orjinal markaların satışını görüyoruz. Sizin diğerlerinden farkınız nedir ? 

Authentic Seconds kurulurken ben senelerdir alıcı olarak isteklerimden ,beklentilerimden yola çıktım.Kelimelere dökersek; dezenfeksiyon, popüler ürün,uygun fiyat ,kondisyon ,ödeme düzeni , müşteri gizliliği ,alıcı ve satıcı mutluluğu. İnsanlar zaman zaman diğer adreslerden olumsuz durumlar deneyimledikçe önyargı oluşuyor.Bunları yıkmak zor olabiliyor.Öncelikle orjinallik konusunda çok hassasım.Hata yapma şansımız yok.Tabi ki de expertiz ve yurtdışındaki özel servislerle düzenli olarak çalışıyoruz.Bunun yanında mağazalarda SA desteklerimizde oluyor.Kondisyon çok önemli.Tüm çantaları ben seçiyorum .Tahrip olmuş ,eskimiş ,yırtığı defosu olan hiç bir çanta bizde satışa dahi konulmuyor.Tüm çantalar ve ayakkabılar dezenfeksiyon ve bakımdan geçip sizlere ulaşıyor.Seçtiğim parçalarda iddialıyım çünkü popüler ürünleri tercih ediyoruz.Müşteri bilgileri kesinlikle paylaşılmıyor. Herkesin özel dosyaları var ve tek erişebilen benim.Ürünler evden eve dolaşmıyor.Bunu çok eleştiriyorum.Ben bir firmaya ürünümü vericam ve o kapı kapı elden ele gezecek.Bu ürün sahibi için hiç hoş bir şey değil. Benim ürünüm kapı kapı gezip kimin ürünü bu acaba diye dedikodu kazanı dönsün istemem.Biz profesyonel çalışmaya gayret eden bir siteyiz ve tüm satışlarımız web sitemiz üzerinden gerçekleşmektedir.Evet instagramdan başladık ama 2 hafta sonra siteye geçtik.İnstagram sadece bizim için bir paylaşım alanı. Kesinlikle instagram üzerinden satış yapılmamakta.Sadece ürünler siteye konmadan ilk orada sergileniyor.Birde ürünlere düşük bedeller vermiyoruz. Neyi hak ediyorsa onu veriyoruz.Genelde satıcılar mutlu ama 3500 'lük ürününe 3000 isteyenle de karşılaştım.Ona yapabilecek birşeyimiz olmuyor. Bazen hiç kullanılmamış sıfır ürünleri bile bulabilirsiniz. Son olarak da diğer siteler gibi 1 ay sonra ödeme yapmıyoruz. Ürün satıldığı hafta 3 gün içinde ödemesini alır. İsmini vermeyeceğim bir siteden 1 yıldır parasını alamayan müşterim var.Farkımızdan biri de elimizde sıfır yani hiç kullanılmamış ürünlerin de olmasıdır.Çünkü kaynaklarımız güçlü, çünkü ağımız kuvvetli ve çok fazla.




Sosyal medyanın özellikle instagramın patlamasıyla büyük markaların çok ucuza taklitleri satılmaya başlandı. Bu konudaki fikirlerinizi almak isterim. 

Üzgünüm ama bu konuda hiç de yuvarlak cümleler kuramayacağım.Samimi olalım.Lütfen ukalaca gelmesin kimseye.Tüm dünya taklide savaş açmış .Biz mi destekliyoruz? Bizdeki bu replika aşkı nedir? Bunlar birebir abla diye cümlemiz var. Öyle bir şey yok.Derisi ,duruşu ,örneğin Chanel 'de CC ablemindeki oranı ,renk tonu,zincir ve aksamın rengi ,Louis Vuitton baskı rengi ,sap boyu ,oranı  her şeyi ele veriyor. Bunlar sadece dışarıdan görebileceklerimiz. Detaylar zaten komedi.Çok iyileri var demesin kimse.Yok öyle bir şey. BİREBİR DİYE BİR ŞEY YOK! Üzgünüm göz önünde olan bir çok kişi bile BİREBİR mevzusuna inanmış durumda.Designer parçaları çalıp yeni tasarım diye bizlere arz edenlerin yanında sahte Hermes 'leri de cadı kazanına atalım derim :) Ama öyle bir lanse ediliyor ki bu, tüm dünya Türkiye 'de satılan çantalara replika gözüyle bakıyor.İtalyan bir müşterimden aldığım mailde Türkiye 'de replika işinin legal olarak yapıldığını öğrendim deyip siparişini iptal etmek istediğini yazdı.Ben ne diyebilirdim ki bu durumda? Instagram ise bu konuda tam bir çöplük..Korkunç takipçileri var ve ciddi satışlar yapıyorlar.Birde o korkunç ürünleri kendilerini ünlü ,blogger ya da moda gurusu ilan etmiş hanımlara göndermiyorlar mı. Hadi o ekmeğinin peşinde. Yurdumun instagram ünlüsü de sahte malları gerçek diye yayınlamıyor mu orda kahroluyorum işte. Hatta gene tanıtım yapan bir instagram ünlümüz X hanıma replika mı kullanıyorsunuz diye sorulmuş ve cevap olarak ben asla replika kullanmam gibi saçma bir cevap vermiş ?!?! Yani gerisini siz düşünün. Ben bu Instagram 'ın tanıtım olaylarını BAL TV deki bal deresine benzetiyorum:)
Türkiye'de ve Uzak Doğu'da birebir Chanel ,Hermes ,Louis Vuitton yapıyorlarmış. Bunlar külliyen yalan.Tamamen emek hırsızlarının başarılı bir marketing taktiği.


Herkesin merak ettiği şeyi soruyorum. Bir Chanel ve Hermes çantanın orjinal olup olmadığını nasıl anlayabiliriz ?

Chanel çantalar genellikle derisi ,kokusu ,aksamının renginden belli oluyor.Mesela Chanel çantada altın aksam asla yeni gelin altını gibi parlamaz.Çantayı masanın üstüne koyup yan çevirdiğinizde çantanın formunun tok bir görüntüsü vardır.Arka yüzündeki baklava dilimlerinin dikişleri birbirini takip eder.İç detayından bahsedersek kod stickerlarındaki rakamlar (mesela 1 ler kısa ayaklıdır), stickerlara atılan x'ler her yıla göre değişir.Stickerları sökmeniz için ciddi kuvvet uygulamanız gereklidir. Hermes çantalar damga ve derisinden anlaşılıyor.Gene sap boyu deri kokusu da cabası.Daha da sıralayabilirim.İlerleyen günlerde bir video hazırlamayı düşünüyorum bu konuda.Kısacası özel ürünler özel özellikler taşır ve kalite detaylarda gizlidir bunu unutmayalım.

AutenticSeconds 'ın bir sonraki adımı nedir ve markanızı nereye kadar götürmek istiyorsunuz ?

Authentic Seconds daha bebek bir proje.Yolun başındayız.Tabiki de sonunda tek bir hedef var. Uluslarası  güvenilir bir kaynak haline gelmek.Bunun içinde alt yapıyı hazırlıyoruz şuan.Sitemiz yenileniyor.Ürün yelpazesini genişlettik. Kısa bir süredir saat ve değerli aksesuar alımlarına başladık.Örneğin satıcılarımız Cartier love bilezik yada limited bir Rolex saat bulabiliyor artık sitemizde.Bir kaç gündür kıyafet alımına da başladık.Yeni sitemizde kıyafete de yer vereceğiz. Aralık sonunda yeni yüzümüzle ,tüm dünyaya göndermeye başlayacağız. Authentic Seconds'ın zamanla güçlü bir organizasyonla yurtdışında depoları olmalı,dünyanın heryerinden toplayıp heryerine gönderebilmeliyiz. Ve tabiki de erkek bölümünü de dahil etme düşüncem var.Yolumuzun çok uzun olduğunu biliyorum.Ama bunların hepsini gerçekleştirebilicek enerjim var.İnanıyorum ve biliyorum herşey cok daha güzel olucak.



Saturday, September 21, 2013

Biricit Zayıflama hikayesini anlatıyor

Bloğunu açtığı günden bu yana postlarını keyifle takip ettiğim bir dosttur Biricit. Eğlendirir, bilgilendirir, size eşlik eder. Kahvenin yanında keyifli bir sohbet gibidir Biricit'i okumak. Kendisini daha önce keşfeden şanslı okurlar farketmişlerdir. Biricit son zamanlarda dikkat çekecek kadar inceldi. Zaten güzel olan arkadaşımız güzelliğine güzellik kattı.  Güzelliğin önce yürekte başladığının en güzel örneklerinden biri olan biricit, yeni görünümüne nasıl kavuştuğunu, nasıl zayıfladığını anlattı. Biricit başarı hikayesini anlatırken eminim sizlerde kendinizdebn bir şeyler bulacaksınız. Kısa sürede tam 12 kilo veren biricit'in nasıl zayıfladığını merak edenler haydi alın çayınızı, kahvenizi ve yazının devamını okuyun:)


Kendini nasıl tarif edersin? Balık eti mi, zayıf mı ya da kilolu mu?
Kendimi balık etli olarak tarif edebilirim. Hiç bir zaman hayatımda zayıf olmadım:) Ama kilolu lafını da sevmiyorum, bence insan hissettiği kilodadır:) Balık bana uygun bir tanımlama olabilir:)
Hayatın boyunca tartıda gördüğün en yüksek rakam kaçtı?
90 kiloyu görmüş insanım övünmek gibi olmasın  Ama şok geçirmiştim o da bir gerçek:)

Toplamda kaç kilo verdin?
En son 68-69-70 bu civardaydım sanırım 12 civarında kilo verdim.
Ne zaman kilo vermeye karar verdin?
Aslında kilo vermeye karar vermedim, imkanlar beni zorladı:) Kilolar benden ayrılmaya karar verdi şeklinde de açıklayabiliriz bu durumu. İstenilmediklerini anladılar tahminimce o yüzdende benden vazgeçtiler, üzgün müyüm asla ilk kez terkedildiğime üzülmedim:) Bir daha geri dönmeyin hain kilolar!:)
Nasıl bir yöntem uyguladın?
Aslında buna 'aşk acısı yöntemi' demek daha doğru olur. Çünkü sevgilimden ayrıldıktan sonra kilo verdim. Kilo verdiğimin bile farkında değilim o kadar leyla bir döneme denk geldi ki bu kilo verme olayım, hayır fotoğraflarıma bakıyorum, bir değişiklik var görüyorum acaba nedir nedir diye düşünürken, facebooktan arkadaşlarım nasıl kilo verdin, çok kilo verdin diye söyleyince o şekilde farkettim inanılmaz ama gerçek. Demek ki aşk acısından yemeği içmeyi kendimi boşvermişim gibi algılanacak fakat ne yemekten ne içmekten asla vazgeçmedim, üstelik yemek yemeyi de çok severim:) Bol bol su içtim ama bu bir tavsiye olsun blogunu okuyanlara. Su içmek hem kilo vermeye hem de cilde çok faydalı, aynı zamanda da ayrıldıktan sonra üstüne bol bol su içtim..
Genelde kilo vermeye çabalarız hepimiz ancak çoğu diyet pazartesi başlar en geç salı biter senin böyle deneyimlerin oldu mu? 
Benim deneyimlerim zaten sorudaki şekilde oldu, yani pazartesi başladım salı bitirdim diyetlerimi:) Hiç diyet yapamadım, en iyi bildiğim diyet yediğinin yarısını yiyeceksin mesela. Yani diyet çabalarım hüsranla sonuçlandı. Diyet konusunda arkadaşlarımın da çok alay konusu olmuşumdur.
başarısız girişimlerinin sonuca ulaşamamasının en büyük sebebi sence ne oldu?
En büyük sebebi diyet yapmaktan vazgeçmem oldu, çünkü nasılsa kilo veremeyeceğim diye düşündüm. Tabii ki insanın çevresinde insanların onu desteklememesinin de büyük etkisi oluyor, demin dediğim gibi arkadasların dalga geçmesi vs..
Zayıflamak için bildiğin bir mucizevi yöntem var mı? Bizler genelde bu tür yöntemlere mucize iksirler deriz. 
Mucize iksir= Su içmek
Yoğurdu mutlaka her yemekte kullanırım.
Mercimek çorbasını bile sirke dökerek içerim yani her çorbaya sirke dökerim, özellikle de mercimek çorbasını çok severek içiyorum.
Egzersize bakış açını bizlerle paylaşır mısın? Severek yaptığın egzersiz var mı?
Egzersiz çok önemli eskiden yani lise-üniversite yıllarımdayken aerobik yapmıştım. Aynı zamanda Karate-Do yaptım. Fakat üniversite, iş hayatı derken bırakmak zorunda kaldım. Bu sporlarda oldukça faydasını gördüğüm aktivitelerdi o zamanlar. Şu an için yaptığım egzersiz değil ama yüzme ve yürüyüş yapıyorum fırsat buldukça. Lise yıllarımda mesela karın, bel, kalça,bacak egzersizleri çok yapmıştım.
Kilolu halin ile şimdi ki halini psikolojik ve sosyal anlamda kıyaslar mısın? Sence kilo hayallerin önüne geçebilecek kadar güçlü mü?
Kilolu halimdeyken, kendime güvenim yoktu- bu kısmı kamu spotu şeklinde yaparsak- gerçekten ama şaka bir yana kiloluyken bir mağazaya girdiğimde bir elbise beğendiğimde onun 44-46 bedeni var mı diye sorduğumda ve o bedenin olmadığını duyduğumda içimde o kötü his sanki hiç bir zaman istediğimi giyemeyecekmişim gibi o psikolojimi unutamıyorum. Herkes güzel elbiseler giyerken giyme zevkim olduğu halde saçma sapan giysiler giyiyordum.Şu anda ise 36 beden bile zorlasam oluyor:) 38 beden bir elbiseyi rahatlıkla bulabiliyorum yani beğendiğim bir elbiseyi bir bluzu.. Kilo hayalleri tıkıyor, sanki hiç hayal edemez hale geliyorsunuz. Sürekli kilo alıp alıp, o giyemediğim baskalarına verdiğim kıyafetlerimi düşünüyorum mesela. Kilo aldıkça kıyafet bulamazdım.  Çünkü kilo aldıkça darlaşıyor o pantolonlar, elbiseler.. Bunun sosyolojik ve psikolojik açısı da milletin yolda yürürken size tuhaf tuhaf bakması mesela bu da çok rahatsız edici bir durumdu. Sanki kilosu insanlar yaşayamaz gibi!
Kilolu olduğun dönemlerde yaşadığın sıkıntıları bizimle paylaşır mısın?
En büyük sıkıntı benim için; kıyafet bulamamak oldu. İstediğim giysileri alamamak gerçekten çok moral bozucu bir şey. İnsanların bakışları küçümser gibi tavırları insanın sinirini gerçekten çok bozuyor. Denize, havuza giderken bikini mayo üzerini örtmeye çalışmak aman şuram görünmesin diye insan kendi kendinden bile rahatsız olabiliyor.  
Onun dışında bi de kendimi kilolu görmeyip, bir mağazada satış danışmanına da çok bozulmuştum mesela. İstediğim kıyafetin üzerime olamayacağını bedeninin olmadığını söylemişti. En son kaç beden var demiştim o kadar beğenmiştim o elbiseyi, en büyük bedenini giymiştim yine de üzerime olmamıştı. Satış danışmanı kazanmıştı yani bana göre bedeni yoktu!:( Ama şimdi ben kazandım!:) 
Aynaya baktığında ve zayıfladığını farkettiğinde hissettiklerin tam olarak ne oldu? 
Arkadaşlarımın facebookta söylemesine istinaden tartıldım ve 58 kilo olduğumu gördüğümde geçen bayram sabahıydı, sevinçten çığlık attım tepkim kısaca bu oldu:)
Yeni bedeninin getirdiği değişiklikleri sıralaman gerekirse bizlere ne anlatırsın?
İki tane çok sevdiğim elbiseyi saklamıştım, inadına bir gün bu kiloları verip giyecektim. Jean elbisem mesela o sakladığım elbiselerden birisi ve bir gün içine sığabildim:) Bir kere şunu söyleyeyim, zayıfladıktan sonra insanların özellikle de erkeklerin bana olan ilgileri daha da arttı. Çevremde daha çok ilgilenenler, beni sanki daha çok ciddiye alan insanlar oluştu:) Ya da fiziğim ilgi çekmeye başladı belki de:)
Peki kilolu ve zayıf hallerini modayı göz önünde bulundurarak karşılaştırabilir misin?
Ben modayı aşırı derecede takip etmiyorum ama kendime yakışanları giymeye çalışıyorum, moda bence budur zaten kendinize yakıştırdığınız ve rahat ettiğiniz kıyafetlerdir. Kiloluyken de şık olmaya çalışıyordum ama mesela bir askılı veya kolsuz bir bluz, elbise giydiğimde kollarımdan lömbür lömbür etler fışkırıyordu.Bu da görüntü olarak beni rahatsız ediyordu ve doğal olarak giyemiyordum. Zayıfken ise giydiğiniz her sey yakısıyor üzerinize.Önemli olan kendine güvenin oluşması. 
Bize vakit ayırdığın ve samimi yanıtların için çok teşekkür ederiz. Son olarak sendeincel okurlarına ne söylemek istersin?
Ben çok teşekkür ederim Sendeincel, seni ve blogunu çok seviyorum. Çok faydalı bilgilerin olduğunu düşünüyorum blogunda. Sevgili okurlarına ise şunu söylemek istiyorum; asla ve asla pes etmeyin, kimsenin moralinizi bozmasına müsaade etmeyin, kadın-erkek farketmez, sizi doğal halinizle sevmeyen insan yürüsün gitsin,size destek olan, sizin yanınızda olan insanlar sizinle olsunlar, bosverin gerisini kilo vermek için moralinizi bozanları, sizi dışlayanları siz dışlayın ve pes etmeden kilo vermeye devam edin. Pozitif ve olumlu şeyler düşünün, negatiflikleri hayatınızdan çıkarın, kilo nedir ki kilo nedir yani soruyorum:)) Kilolarımı yenemeyeceksiniz ? Öyle birsey yok, gözünüzde büyütmeyin,gerçekten de kilolarınızdan kurtulduğunuzda anlayacaksınız ve ohh be dünya varmış diyeceksiniz, umarım okuyan herkeste bütün kilolarından kurtulurlar, azimle, vazgeçmeyerek.. sevgiler saygılar
Biricit derki; kilo vermek istiyorsan sendeincel blogunu ziyaret et:)

Pangea'nın muhteşem losyonlarından kazanmak için çekiliş burada